설득과 협상

İkna ve müzakere

1

Turkey Hedefimiz, her iki tarafın da yararına olacak bir kazan-kazan stratejisi bulmaktır.

우리의 목표는 양측 모두에게 이익이 되는 윈윈(win-win) 전략을 찾는 것입니다.

2

Turkey Teklifinizi dikkatlice inceledim, ancak fiyatta bazı düzenlemelerin gerekli olduğunu düşünüyorum.

당신의 제안을 면밀히 검토해 보았습니다만, 가격 면에서 약간의 조정이 필요할 것 같습니다.

3

Turkey Eğer şirketiniz kargo masraflarını karşılarsa, toplu siparişi değerlendirmeye istekli oluruz.

만약 귀사에서 배송비를 부담해 주신다면, 저희는 대량 주문을 고려해 볼 의사가 있습니다.

4

Turkey Başkalarını ikna etmek için sadece iddialarda bulunmak yerine objektif veriler ve kanıtlar sunmalısınız.

상대방을 설득하려면 단순한 주장이 아니라 객관적인 데이터와 증거를 제시해야 합니다.

5

Turkey Bu noktada bir taviz verirsek, şirketiniz karşılığında ne gibi avantajlar sunabilir?

이 지점에서 저희가 양보를 한다면, 귀사께서는 어떤 혜택을 제공해 주실 수 있나요?

6

Turkey Yetenekli bir müzakereci, konuşmaktan ziyade karşı tarafın taleplerini dinlemeye odaklanır.

유능한 협상가는 말을 많이 하기보다 상대방의 요구사항을 경청하는 데 집중합니다.

7

Turkey Bu koşulun bütçemizi önemli ölçüde aştığı için kabul edilmesinin zor olduğunu belirtmeliyim.

죄송하지만, 그 조건은 저희 예산 범위를 크게 벗어나서 수용하기 어렵습니다.

8

Turkey Bu projenin uzun vadeli potansiyeli göz önüne alındığında, ilk yatırım maliyeti kesinlikle buna değer.

이 프로젝트의 장기적인 잠재력을 고려했을 때, 초기 투자 비용은 충분한 가치가 있습니다.

9

Turkey Müzakerelerimizdeki çıkmazı çözmek için üçüncü bir alternatif aramaya ne dersiniz?

협상의 교착 상태를 해결하기 위해 제3의 대안을 모색해 보는 것이 어떨까요?

10

Turkey Bu sözleşmeyi alırsak, gelecekte pazar payımızı genişletmemize büyük yardımı olacaktır.

우리가 이 계약을 체결한다면 향후 시장 점유율을 확대하는 데 큰 도움이 될 것입니다.

11

Turkey Endişelerinizi tamamen anlıyorum, ancak bu önlemin en iyisi olduğunu vurgulamak isterim.

당신의 우려 사항은 충분히 이해합니다만, 이 조치가 최선이라는 점을 강조하고 싶습니다.

12

Turkey Nihai bir karar vermeden önce, ayrıntılı maddeleri son bir kez daha ayarlamak isterim.

최종 결정을 내리기 전에 마지막으로 세부 조항들을 다시 한번 조율하고 싶습니다.

13

Turkey Müzakerelerde en önemli şey güven inşa etmek ve tutarlı bir duruş sergilemektir.

협상에서 가장 중요한 것은 신뢰를 구축하고 일관된 태도를 유지하는 것입니다.

14

Turkey Bu konuya esnek bir tutumla yaklaşmaya hazırız, bu nedenle sizden de proaktif bir değerlendirme rica ediyoruz.

저희는 유연한 태도로 임할 준비가 되어 있으니 귀사도 전향적인 검토 부탁드립니다.

15

Turkey Bu rakam son teklifimizdir ve daha fazla taviz mümkün değildir.

이 수치는 저희가 제시할 수 있는 최후통첩이며, 더 이상의 양보는 불가능합니다.

16

Turkey Başarılı bir ikna için karşı tarafın duygusal onayını almak da önemlidir.

성공적인 설득을 위해서는 상대방의 감정적인 동의를 이끌어내는 것도 중요합니다.

17

Turkey Önerdiğimiz programa uyarsanız, garanti süresini bir yıl daha uzatabiliriz.

우리가 제안한 일정에 동의해 주신다면 보증 기간을 1년 더 연장해 드릴 수 있습니다.

18

Turkey Bu fırsatı şimdi kaçırırsanız, gelecekte bu tür avantajları tekrar elde etmeniz zor olacaktır.

지금 이 기회를 놓치면 향후 이 정도의 혜택을 다시 받기는 어려울 것입니다.

19

Turkey Müzakere sürecinde ortaya çıkabilecek yanlış anlaşılmaları önlemek için tüm anlaşma noktalarını belgeleyelim.

협상 과정에서 발생하는 오해를 방지하기 위해 모든 합의 사항을 문서화합시다.

20

Turkey Karşı tarafın mantığında bir boşluk varsa, bunu nazikçe belirtin ve yeni bir yön önerin.

상대방의 논리에 허점이 있다면 이를 정중하게 지적하고 새로운 방향을 제시하세요.

21

Turkey Taleplerini koşulsuz şartsız kabul etmek yerine, öncelikleri belirleyerek müzakereye yaklaşmalıyız.

그들의 요구를 무조건 수용하기보다는 우선순위를 정해 협상에 임해야 합니다.

22

Turkey Bu müzakereyle iki taraf arasındaki ortaklığın daha da güçlenmesini umuyoruz.

이번 협상을 통해 양측의 파트너십이 더욱 공고해지기를 기대합니다.

23

Turkey Sonuca varmadan önce tartıştığımız ana noktaları özetleyelim mi?

결론을 내기 전에 우리가 논의한 주요 쟁점들을 다시 한번 요약해 볼까요?

24

Turkey Taleplerinizi kısmen kabul etme karşılığında, ödeme koşullarımızı da değiştirmenizi isteriz.

귀사의 요구를 일부 수용하는 대신, 저희 측 결제 조건도 변경해 주시길 바랍니다.

25

Turkey Sonuçta müzakere, her iki tarafı da tatmin eden bir orta yol bulma sanatıdır.

결국 협상은 양측이 만족할 수 있는 타협점을 찾아가는 예술과 같습니다.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다