●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim öğlen gidiyoruz.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim bu senin için bir hediye.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim fiyatı yirmi euro.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim birlikte çalışmalıyız.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim yarın gelemem.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim projenin cuma akşamına kadar bitmesi gerekiyor.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim pazarlama stratejisini değiştirmemiz lazım.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim ekibin her üyesinin net bir sorumluluğu var.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim bu bütçeye planlanan tüm vergiler dahildir.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim bu kuralda hiçbir istisna yapmayacağız.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim görsel imajımızın tamamen yenilenmesi.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim şirketin geleceği bu yatırıma bağlı.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim hissedarlarla şeffaf bir diyalog kurmak.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim operasyonel esneklik bizim ana önceliğimiz.
●
Açıklığa kavuşturmak gerekirse, demek istediğim döviz piyasasındaki dalgalanmaları önceden tahmin etmeliyiz.