●
Net olmak gerekirse, bu benim kalemim.
●
Net olmak gerekirse, bu akşam gelmeyeceğim.
●
Net olmak gerekirse, buluşma öğlen olacak.
●
Net olmak gerekirse, burada sigara içmek yasaktır.
●
Net olmak gerekirse, kabul ediyorum.
●
Net olmak gerekirse, bu doğrudan işe alım sözü değildir.
●
Net olmak gerekirse, yol masrafları karşılanmayacaktır.
●
Net olmak gerekirse, bu tedarikçiyle artık çalışmayacağız.
●
Net olmak gerekirse, koruyucu ekipman giymelisiniz.
●
Net olmak gerekirse, belirtilen fiyata vergiler dahil değildir.
●
Net olmak gerekirse, onayım kuralların yeniden gözden geçirilmesine bağlıdır.
●
Net olmak gerekirse, bu bir emir değil, sadece bir öneridir.
●
Net olmak gerekirse, sözleşmenin geleceği bu sonuçlara bağlıdır.
●
Net olmak gerekirse, hiçbir yasal sorumluluk üstlenmiyoruz.
●
Net olmak gerekirse, denetim kapsamlı olacak ve son beş yılı kapsayacak.