7. ... olmazsa, ... -amayız/-emeyiz

...이 일어나지 않는 한, 저희는 ...할 수 없을 것입니다.


O özür dilemezse, biz arkadaş olamayız.


Hava açık olmazsa, biz dışarı çıkamayız.


Sen yemek yemezsen, biz gidemeyiz.


Tren gelmezse, biz eve dönemeyiz.


Sen ders çalışmazsan, sen sınavı geçemezsin.


Harika bir şey olmazsa, biz bu projeyi bu akşam bitiremeyiz.


Müdür onay vermezse, biz ofisi değiştiremeyiz.


Finansman olmazsa, biz uygulamayı hayata geçiremeyiz.


Durum düzelmezse, biz mevcut fiyatı koruyamayız.


Bir hata yapılmadıysa, biz bu sonuçlara itiraz edemeyiz.


Paradigmasal bir değişiklik olmazsa, biz iklim krizini çözemeyiz.


Yapısal bir reform olmazsa, biz ekonomiyi düzeltemeyiz.


Siyasi bir uzlaşı olmazsa, biz bu sözleşmeyi onaylayamayız.


Çığır açan bir inovasyon olmazsa, biz rekabetçi kalamayız.


Etik bir bilinç oluşmazsa, biz yapay zekayı düzenleyemeyiz.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다