7. ... olmazsa, ... -amayız/-emeyiz

Unless ... happens, we won't be able to ...


1
O özür dilemezse, biz arkadaş olamayız.

2
Hava açık olmazsa, biz dışarı çıkamayız.

3
Sen yemek yemezsen, biz gidemeyiz.

4
Tren gelmezse, biz eve dönemeyiz.

5
Sen ders çalışmazsan, sen sınavı geçemezsin.

1
Harika bir şey olmazsa, biz bu projeyi bu akşam bitiremeyiz.

2
Müdür onay vermezse, biz ofisi değiştiremeyiz.

3
Finansman olmazsa, biz uygulamayı hayata geçiremeyiz.

4
Durum düzelmezse, biz mevcut fiyatı koruyamayız.

5
Bir hata yapılmadıysa, biz bu sonuçlara itiraz edemeyiz.

1
Paradigmasal bir değişiklik olmazsa, biz iklim krizini çözemeyiz.

2
Yapısal bir reform olmazsa, biz ekonomiyi düzeltemeyiz.

3
Siyasi bir uzlaşı olmazsa, biz bu sözleşmeyi onaylayamayız.

4
Çığır açan bir inovasyon olmazsa, biz rekabetçi kalamayız.

5
Etik bir bilinç oluşmazsa, biz yapay zekayı düzenleyemeyiz.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다