1
Eğer yağmuru bilseydim, şemsiyemi alırdım.
2
Eğer gerçeği bilseydim, kırılırdım.
3
Eğer senin geleceğini bilseydim, pasta pişirirdim.
4
Eğer fiyatını bilseydim, başka bir telefon satın alırdım.
5
Eğer zamanı bilseydim, daha hızlı koşardım.
1
Eğer bu projenin bu kadar karmaşık olacağını bilseydim, daha fazla zaman isterdim.
2
Eğer senin gerçek niyetini bilseydim, farklı davranırdım.
3
Eğer finansal riskleri bilseydim, bir uzmanla görüşürdüm.
4
Eğer dükkanın erken kapanacağını bilseydim, sabah giderdim.
5
Eğer sana yardım gerektiğini bilseydim, hemen gelirdim.
1
Eğer bu anlaşmanın jeopolitik sonuçlarını bilseydim, karşı oy verirdim.
2
Eğer bu sistemin bu kadar çabuk eskiyeceğini bilseydim, geçişi önceden planlardım.
3
Eğer kurumsal kültürün bu şekilde bozulacağını bilseydim, başka değerler inşa ederdim.
4
Eğer bu kararın psikolojik etkisini bilseydim, insancıl yaklaşıma öncelik verirdim.
5
Eğer bu pazarın bu kadar çabuk doyacağını bilseydim, varlıklarımızı çeşitlendirirdim.