●
Eğer yağmuru bilseydim, şemsiyemi alırdım.
●
Eğer gerçeği bilseydim, kırılırdım.
●
Eğer senin geleceğini bilseydim, pasta pişirirdim.
●
Eğer fiyatını bilseydim, başka bir telefon satın alırdım.
●
Eğer zamanı bilseydim, daha hızlı koşardım.
●
Eğer bu projenin bu kadar karmaşık olacağını bilseydim, daha fazla zaman isterdim.
●
Eğer senin gerçek niyetini bilseydim, farklı davranırdım.
●
Eğer finansal riskleri bilseydim, bir uzmanla görüşürdüm.
●
Eğer dükkanın erken kapanacağını bilseydim, sabah giderdim.
●
Eğer sana yardım gerektiğini bilseydim, hemen gelirdim.
●
Eğer bu anlaşmanın jeopolitik sonuçlarını bilseydim, karşı oy verirdim.
●
Eğer bu sistemin bu kadar çabuk eskiyeceğini bilseydim, geçişi önceden planlardım.
●
Eğer kurumsal kültürün bu şekilde bozulacağını bilseydim, başka değerler inşa ederdim.
●
Eğer bu kararın psikolojik etkisini bilseydim, insancıl yaklaşıma öncelik verirdim.
●
Eğer bu pazarın bu kadar çabuk doyacağını bilseydim, varlıklarımızı çeşitlendirirdim.