3. Eğer sonuç ... olursa, ... -malıyız/-meliyiz

Should the outcome be ..., we must ...


1
Turkey Eğer sonuç iyi olursa, bunu kutlamalıyız.

2
Turkey Eğer sonuç kötü olursa, yeniden başlamalıyız.

3
Turkey Eğer sonuç olumlu olursa, çalışmaya devam etmeliyiz.

4
Turkey Eğer sonuç olumsuz olursa, doktoru aramalıyız.

5
Turkey Eğer sonuç net olursa, karar vermeliyiz.

1
Turkey Eğer sonuç tahminden düşük olursa, harcamaları azaltmalıyız.

2
Turkey Eğer sonuç cesaret verici olursa, bu projeye daha fazla yatırım yapmalıyız.

3
Turkey Eğer sonuç tartışmalı olursa, dış denetim talep etmeliyiz.

4
Turkey Eğer sonuç tatmin edici değilse, başarısızlığın nedenlerini analiz etmeliyiz.

5
Turkey Eğer sonuç ekip tarafından onaylanırsa, üretime başlamalıyız.

1
Turkey Eğer sonuç yapısal bir arızanın belirtisi olursa, sistemi yeniden kurmalıyız.

2
Turkey Eğer sonuç etik taleplerimizin altında kalırsa, ortaklığı sonlandırmalıyız.

3
Turkey Eğer sonuç stratejinin değil de tesadüfün bir meyvesi olursa, temkinli olmalıyız.

4
Turkey Eğer sonuç pazarın değiştiğini gösterirse, derhal yönümüzü çevirmeliyiz.

5
Turkey Eğer sonuç bilimsel olarak kanıtlanırsa, bu verileri gecikmeden yayımlamalıyız.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다