●
Bana sorarsanız o gelmeyecek.
●
Bana sorarsanız şimdi çok geç.
●
Bana sorarsanız mavi olanı seçmelisiniz.
●
Bana sorarsanız bu korkunç değil.
●
Bana sorarsanız buradaki kahve daha lezzetli.
●
Bana sorarsanız bu şirketin geleceği parlak.
●
Bana sorarsanız toplu taşıma ücretsiz olmalı.
●
Bana sorarsanız televizyonda çok fazla reklam var.
●
Bana sorarsanız sürekli eğitim almak günümüzde çok önemli.
●
Bana sorarsanız pazarlama yaklaşımımızı değiştirmeliyiz.
●
Bana sorarsanız piyasanın kuralsızlaşması kronik bir istikrarsızlığa yol açtı.
●
Bana sorarsanız bu projede net bir hedef eksikliği var.
●
Bana sorarsanız kültüre sadece basit bir meta olarak bakılmamalıdır.
●
Bana sorarsanız biyolojik çeşitliliğin azalması en acil çözülmesi gereken tehdittir.
●
Bana sorarsanız mevcut tartışma sadece seçim odaklı çıkarlarla sınırlı kalmıştır.