●
Benim bakış açıma göre bu çok pahalı.
●
Benim bakış açıma göre spor yapmak önemli.
●
Benim bakış açıma göre bu zor değil.
●
Benim bakış açıma göre şimdi gitmek gerekiyor.
●
Benim bakış açıma göre o çok güzel şarkı söylüyor.
●
Benim bakış açıma göre kültürel çeşitlilik şirket için büyük bir zenginliktir.
●
Benim bakış açıma göre plastiğin yasaklanması gerekli bir adımdır.
●
Benim bakış açıma göre bu uygulama günlük hayatı gözle görülür şekilde kolaylaştırıyor.
●
Benim bakış açıma göre seçme kriterleri biraz belirsiz.
●
Benim bakış açıma göre seyahat etmek gençlerin dünya görüşünü genişletiyor.
●
Benim bakış açıma göre dijital egemenlik 21. yüzyılın en temel meselesidir.
●
Benim bakış açıma göre bu reform yalnızca bir hesaplaşma mantığına dayanıyor.
●
Benim bakış açıma göre planlı eskitme sürdürülebilir bir ekonomi için büyük bir engeldir.
●
Benim bakış açıma göre bu metni tarihsel bağlamı açısından analiz etmek gerekir.
●
Benim bakış açıma göre meritokrasi kavramı genellikle çarpıtılıyor veya yanlış anlaşılıyor.