●
Bana öyle geliyor ki sen yorgunsun.
●
Bana öyle geliyor ki otobüs gecikiyor.
●
Bana öyle geliyor ki ben bu insanı daha önce gördüm.
●
Bana öyle geliyor ki geldiğimiz yer burası.
●
Bana öyle geliyor ki bugün hava daha sıcak.
●
Bana öyle geliyor ki bu konuda insanların bakış açısı yavaşça değişiyor.
●
Bana öyle geliyor ki bu stratejinin etkili olması için netlik eksik.
●
Bana öyle geliyor ki biz bu projenin önemini hafife aldık.
●
Bana öyle geliyor ki şimdiki gençler siyasi açıdan çok aktifler.
●
Bana öyle geliyor ki bu tartışma henüz bitmedi.
●
Bana öyle geliyor ki yazarın muhakemesi hatalı bir varsayıma dayanıyor.
●
Bana öyle geliyor ki bu iki olgu arasındaki bağlantı su götürmez.
●
Bana öyle geliyor ki kimlik meseleleri genellikle ekonomik gerçekleri gölgede bırakıyor.
●
Bana öyle geliyor ki bu önlem var olan toplumsal gerilimi daha da tırmandıracak.
●
Bana öyle geliyor ki krizin psikolojik boyutunu hesaba katmayarak yanlış yöne gidiyoruz.