6. ... yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum

I feel a profound sense of sadness over ...


1
Köpeğimin ölümü yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

2
Senin gidişin yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

3
Bu kötü not yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

4
Filmin bitişi yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

5
Yalnızlık yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

1
Bu eski sinemanın kapanması yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

2
İnternette gördüğüm nefret yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

3
Sokaktaki insanların kayıtsızlığı yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

4
Bu tarihi eserin yıkılması yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

5
İki yakın arkadaşımın arasının açılması yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

1
En güzel anılarımızın kaybolması yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

2
Bazı modern tartışmaların boşluğu yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

3
Hayvanların acı çekmesine insanların duyarsız kalması yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

4
Bu kültürel mirasın telafi edilemez kaybı yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

5
Şiddet karşısında aklın çaresizliği yüzünden derin bir üzüntü duyuyorum.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다