1
Sen gülümsediğin zaman, bu kalbime derinden dokundu.
2
O bana teşekkür ettiği zaman, bu kalbime derinden dokundu.
3
Ben bu filmi izlediğim zaman, bu kalbime derinden dokundu.
4
Dostlarım bana geldiği zaman, bu kalbime derinden dokundu.
5
O bana şarkı söylediği zaman, bu kalbime derinden dokundu.
1
Kriz anında komşular yardım ettiği zaman, bu kalbime derinden dokundu.
2
Sizin teşekkür mektubunuzu okuduğum zaman, bu kalbime derinden dokundu.
3
Çocuk kendi yemeğini bir yoksulla paylaştığı zaman, bu kalbime derinden dokundu.
4
Meslektaşlarım bu sürpriz partiyi organize ettiği zaman, bu kalbime derinden dokundu.
5
Yıllar sonra çocukluğumun geçtiği evi gördüğüm zaman, bu kalbime derinden dokundu.
1
Onun sessizliğinin ardındaki samimiyeti kavradığım zaman, bu kalbime derinden dokundu.
2
Dayanışma kendiliğinden bir şekilde tezahür ettiği zaman, bu kalbime derinden dokundu.
3
Sanatçı insan hayatının kırılganlığına değindiği zaman, bu kalbime derinden dokundu.
4
Onun kişisel fedakarlığının boyutunu anladığım zaman, bu kalbime derinden dokundu.
5
Bu şiir kendi ruh yaralarımla yankılandığı zaman, bu kalbime derinden dokundu.