2. ... zaman, ... eğilimindeyim

저는 ...할 때 ...하는 경향이 있어요.


Dışarıda yağmur yağdığı zaman, tembellik yapma eğilimindeyim.


Param olduğu zaman, alışveriş yapma eğilimindeyim.


Yalnız kaldığım zaman, üzülme eğilimindeyim.


İş bittiği zaman, dinlenme eğilimindeyim.


Dışarısı soğuk olduğu zaman, çay içme eğilimindeyim.


Görev çok zor göründüğü zaman, onu erteleme eğilimindeyim.


İşte çok stresli olduğum zaman, aşırı yemek yeme eğilimindeyim.


Haklı olduğumdan emin olduğum zaman, tartışma eğilimindeyim.


Önemli projeler söz konusu olduğunda, mükemmeliyetçiliğe eğilimliyim.


Önemli bir karar vermem gerektiği zaman, yalnız kalma eğilimindeyim.


Belirsizlikle karşılaştığım zaman, durumu aşırı analiz etme eğilimindeyim.


Çok iyimser tahminler duyduğum zaman, şüpheciliğe eğilimliyim.


Yaratıcı bir arayış içinde olduğum zaman, iç gözlem (içsel sorgulama) yapma eğilimindeyim.


Projenin teslim tarihi yaklaştığı zaman, otoriter bir yönetim tarzına eğilimliyim.


Tezim üzerinde çalıştığım zaman, sosyal ilişkilerimi azaltma eğilimindeyim.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다