9. Başta ... sandım ama sonradan ... anladım

처음에는 ...라고 생각했는데, 나중에 ...라는 것을 깨달았어요..


Başta bunun kolay olduğunu sandım ama sonradan zor olduğunu anladım.


Başta onun sert biri olduğunu sandım ama sonradan kibar olduğunu anladım.


Başta peyniri sevmediğimi sandım ama sonradan lezzetli olduğunu anladım.


Başta onun Fransız olduğunu sandım ama sonradan Belçikalı olduğunu anladım.


Başta yağmur yağacak sandım ama sonradan gökyüzünün açıldığını anladım.


Başta mutluluğun paraya bağlı olduğunu sandım ama sonradan onun iç dünyada olduğunu anladım.


Başta bu işin sıkıcı olacağını sandım ama sonradan eğlenceli olduğunu anladım.


Başta dil öğrenmenin imkansız olduğunu sandım ama sonradan bunun sadece bir sabır meselesi olduğunu anladım.


Başta bu reformun faydasız olduğunu sandım ama sonradan onun gerçek önemini anladım.


Başta yalnız olduğumuzu sandım ama sonradan bizi birçok insanın desteklediğini anladım.


Başta bilimin her şeyi açıklayabileceğini sandım ama sonradan insan zihninin sınırları olduğunu anladım.


Başta başarının nihai hedef olduğunu sandım ama sonradan geçilen yolun daha önemli olduğunu anladım.


Başta kültürlerimizin uyuşmadığını sandım ama sonradan duygularımızın ortaklığını anladım.


Başta ilerlemenin doğrusal olacağını sandım ama sonradan onun döngülerden ve geri çekilmelerden oluştuğunu anladım.


Başta sessizliği boş bir alan sandım ama sonradan onun kendine has bir varlığı olduğunu anladım.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다