7. Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: ...

And then, the most unexpected thing happened: ...


1
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Yarışmayı ben kazandım.

2
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Abim bana sürpriz yaptı.

3
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Yerde para buldum.

4
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Kedi rüyamda konuşmaya başladı.

5
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Bütün gün güneş açtı.

1
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Eski patronum bana iş teklif etti.

2
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Uçak acil iniş yapmak zorunda kaldı.

3
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Sokakta kendime çok benzeyen birini gördüm.

4
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Seyirciler ayağa kalkıp alkışlamaya başladı.

5
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Bahçede bir hazine bulduk.

1
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Tam bir siyasi dönüşüm durumu kökten değiştirdi.

2
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Gerçek en umulmadık anda ortaya çıktı.

3
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Bu kriz benzeri görülmemiş bir dayanışma doğurdu.

4
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Sistem beklenmedik bir şekilde kendini düzenledi.

5
Turkey Sonra hiç beklenmedik bir şey oldu: Eser yıllarca görmezden gelindikten sonra eleştirmenler tarafından aklandı.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다