●
Tam yola çıkacakken birden yağmur yağmaya başladı.
●
Tam yemek yiyecekken birden telefon çaldı.
●
Tam dışarı çıkacakken birden arkadaşım geliverdi.
●
Tam uyuyacakken birden bir ses duyduk.
●
Tam kazanacakken birden oyun durdu.
●
Tam sözleşmeyi imzalayacakken birden müşteri fikrini değiştirdi.
●
Tam toplantıyı bitirecekken birden teknik bir arıza ortaya çıktı.
●
Tam zirveye ulaşacakken birden fırtına başladı.
●
Tam evi satacakken birden içimizde bir şüphe doğdu.
●
Tam zaferi kutlayacakken birden kötü bir haber geldi.
●
Tam birleşmeyi tamamlayacakken birden yasal bir boşluk tespit edildi.
●
Tam ümidimizi kesecekken birden küçük bir umut ışığı belirdi.
●
Tam meselenin bu yönünü görmezden gelecekken birden bir uyarı her şeyi netleştirdi.
●
Tam diyaloğu koparacakken birden beklenmedik bir uzlaşma teklif edildi.
●
Tam unutulmaya yüz tutmuşken birden bu olay bizi tekrar ön plana çıkardı.