6. Tam ... -cekken birden ...

막 ...하려던 참이었는데, 갑자기 ...


Tam yola çıkacakken birden yağmur yağmaya başladı.


Tam yemek yiyecekken birden telefon çaldı.


Tam dışarı çıkacakken birden arkadaşım geliverdi.


Tam uyuyacakken birden bir ses duyduk.


Tam kazanacakken birden oyun durdu.


Tam sözleşmeyi imzalayacakken birden müşteri fikrini değiştirdi.


Tam toplantıyı bitirecekken birden teknik bir arıza ortaya çıktı.


Tam zirveye ulaşacakken birden fırtına başladı.


Tam evi satacakken birden içimizde bir şüphe doğdu.


Tam zaferi kutlayacakken birden kötü bir haber geldi.


Tam birleşmeyi tamamlayacakken birden yasal bir boşluk tespit edildi.


Tam ümidimizi kesecekken birden küçük bir umut ışığı belirdi.


Tam meselenin bu yönünü görmezden gelecekken birden bir uyarı her şeyi netleştirdi.


Tam diyaloğu koparacakken birden beklenmedik bir uzlaşma teklif edildi.


Tam unutulmaya yüz tutmuşken birden bu olay bizi tekrar ön plana çıkardı.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다