6. Tam ... -cekken birden ...

We were just about to ... when suddenly ...


1
Turkey Tam yola çıkacakken birden yağmur yağmaya başladı.

2
Turkey Tam yemek yiyecekken birden telefon çaldı.

3
Turkey Tam dışarı çıkacakken birden arkadaşım geliverdi.

4
Turkey Tam uyuyacakken birden bir ses duyduk.

5
Turkey Tam kazanacakken birden oyun durdu.

1
Turkey Tam sözleşmeyi imzalayacakken birden müşteri fikrini değiştirdi.

2
Turkey Tam toplantıyı bitirecekken birden teknik bir arıza ortaya çıktı.

3
Turkey Tam zirveye ulaşacakken birden fırtına başladı.

4
Turkey Tam evi satacakken birden içimizde bir şüphe doğdu.

5
Turkey Tam zaferi kutlayacakken birden kötü bir haber geldi.

1
Turkey Tam birleşmeyi tamamlayacakken birden yasal bir boşluk tespit edildi.

2
Turkey Tam ümidimizi kesecekken birden küçük bir umut ışığı belirdi.

3
Turkey Tam meselenin bu yönünü görmezden gelecekken birden bir uyarı her şeyi netleştirdi.

4
Turkey Tam diyaloğu koparacakken birden beklenmedik bir uzlaşma teklif edildi.

5
Turkey Tam unutulmaya yüz tutmuşken birden bu olay bizi tekrar ön plana çıkardı.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다