1
Tam yola çıkacakken birden yağmur yağmaya başladı.
2
Tam yemek yiyecekken birden telefon çaldı.
3
Tam dışarı çıkacakken birden arkadaşım geliverdi.
4
Tam uyuyacakken birden bir ses duyduk.
5
Tam kazanacakken birden oyun durdu.
1
Tam sözleşmeyi imzalayacakken birden müşteri fikrini değiştirdi.
2
Tam toplantıyı bitirecekken birden teknik bir arıza ortaya çıktı.
3
Tam zirveye ulaşacakken birden fırtına başladı.
4
Tam evi satacakken birden içimizde bir şüphe doğdu.
5
Tam zaferi kutlayacakken birden kötü bir haber geldi.
1
Tam birleşmeyi tamamlayacakken birden yasal bir boşluk tespit edildi.
2
Tam ümidimizi kesecekken birden küçük bir umut ışığı belirdi.
3
Tam meselenin bu yönünü görmezden gelecekken birden bir uyarı her şeyi netleştirdi.
4
Tam diyaloğu koparacakken birden beklenmedik bir uzlaşma teklif edildi.
5
Tam unutulmaya yüz tutmuşken birden bu olay bizi tekrar ön plana çıkardı.