●
Bütün bunlardaki en komik şey köpeğimin pastayı yemiş olmasıydı.
●
Bütün bunlardaki en komik şey fotoğraftaki onun yüz ifadesiydi.
●
Bütün bunlardaki en komik şey ayakkabılarımı unutmuş olmamdı.
●
Bütün bunlardaki en komik şey Ali'nin anlattığı hikayeydi.
●
Bütün bunlardaki en komik şey kaybolduğumuz andı.
●
Bütün bunlardaki en komik şey gözlüğü burnumuzda dururken aramamızdı.
●
Bütün bunlardaki en komik şey yeni saç modelimi gördüğünde babamın verdiği tepkiydi.
●
Bütün bunlardaki en komik şey dondurmayı alır almaz yağmurun yağmasıydı.
●
Bütün bunlardaki en komik şey küçük bir anlaşmazlığın nasıl büyük bir maceraya dönüştüğüydü.
●
Bütün bunlardaki en komik şey sonunda arabada uyuyakalmış olmamızdı.
●
Bütün bunlardaki en komik şey bizim ciddi tahminlerimizin karşısındaki durumun ironisiydi.
●
Bütün bunlardaki en komik şey protokol ile o anki gerçeklik arasındaki absürt uçurumdu.
●
Bütün bunlardaki en komik şey yere düştükten sonra gösterdiği o öz-ironiydi.
●
Bütün bunlardaki en komik şey en kolay çözümün başta en çok gözden kaçan şey olmasıydı.
●
Bütün bunlardaki en komik şey geriye dönüp baktığımızda korkularımızın ne kadar temelsiz olduğunu görmekti.