●
Kendimi şehirde tamamen kaybolmuş hissettim.
●
İşten sonra kendimi tamamen yorgun hissettim.
●
Seni gördüğüme kendimi tamamen mutlu hissettim.
●
Filmden sonra kendimi tamamen üzgün hissettim.
●
Hediyeye kendimi tamamen şaşırmış hissettim.
●
Bu adaletsiz durum karşısında kendimi tamamen çaresiz hissettim.
●
Bu zor sınavı bitirdiğimde kendimi tamamen rahatlamış hissettim.
●
Onun çelişkili sözlerinden dolayı kendimi tamamen kafası karışmış hissettim.
●
Bu yeni mesleki görev için kendimi tamamen istekli hissettim.
●
Bu yeni arkadaş ortamına kendimi tamamen uyum sağlamış hissettim.
●
Bu insanlıktan uzak yaşam tarzından kendimi tamamen yabancılaşmış hissettim.
●
Bu konserin duygusal gücünden dolayı kendimi tamamen başka bir dünyada gibi hissettim.
●
İnsani felaketin boyutundan dolayı kendimi tamamen aciz hissettim.
●
Kalabalığın bulaşıcı coşkusundan dolayı kendimi tamamen kanatlanmış gibi hissettim.
●
Kendimi, önemini tam kavrayamadığım büyük bir misyona tamamen adanmış hissettim.