6. Bir yandan ..., ama diğer yandan, ...

On the one hand ..., but on the other hand, ...


1
Turkey Bir yandan, çok uykum var, ama diğer yandan, çalışmak zorundayım.

2
Turkey Bir yandan, bu çok ucuz, ama diğer yandan, kalitesi kötü.

3
Turkey Bir yandan, şehirde eğlenceli, ama diğer yandan, orası çok gürültülü.

4
Turkey Bir yandan, iş çok zor, ama diğer yandan, maaş yüksek.

5
Turkey Bir yandan, seni gördüğüme sevindim, ama diğer yandan, çok meşgulüm.

1
Turkey Bir yandan, uzaktan çalışmak rahat, ama diğer yandan, doğrudan iletişim eksikliği var.

2
Turkey Bir yandan, projeye yarın başlayabiliriz, ama diğer yandan, hata yapma riski yüksek.

3
Turkey Bir yandan, yeni yasa hakları koruyor, ama diğer yandan, bürokrasiyi zorlaştırıyor.

4
Turkey Bir yandan, seyahat etmek bir deneyimdir, ama diğer yandan, büyük bir maliyettir.

5
Turkey Bir yandan, reklam gereklidir, ama diğer yandan, kullanıcıların sinirini bozuyor.

1
Turkey Bir yandan, küreselleşme ekonomik büyümeyi teşvik ediyor, ama diğer yandan, kültürel kimliğin kaybolmasına yol açıyor.

2
Turkey Bir yandan, yapay zekanın uygulanması üretkenliği artırıyor, ama diğer yandan, kitlesel işsizlik riski yaratıyor.

3
Turkey Bir yandan, verilerin şeffaflığı toplum için faydalıdır, ama diğer yandan, kişisel hayatın gizliliği hakkını ihlal ediyor.

4
Turkey Bir yandan, sıkı para politikası enflasyonu dizginliyor, ama diğer yandan, yatırımları yavaşlatıyor.

5
Turkey Bir yandan, bu karar etik açıdan doğru görünüyor, ama diğer yandan, sonuçları yıkıcı olabilir.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다