●
Benzerlik, ikisinin de kırmızı renkte olmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, ikimizin de sinemayı sevmesinde yatmaktadır.
●
Benzerlik, bu şehirlerin eski olmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, işin eğlenceli olmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, bunun ücretsiz olmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, iki şirketin de uluslararası pazara odaklanmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, iki adayın da satış alanında büyük bir deneyimi olmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, iki modelin de aynı işlemci çipini kullanmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, iki projenin de kentsel altyapıyı iyileştirmeye odaklanmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, iki durumda da başarısızlığın nedeninin insan faktörü olmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, iki felsefi sistemin de ruhun maddeden üstün olduğunu kabul etmesinde yatmaktadır.
●
Benzerlik, iki makroekonomik krizin de emlak piyasasındaki balondan kaynaklanmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, iki siyasi partinin de benzer popülist retorikler kullanmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, iki bilimsel okulun da Popper'a göre yanlışlanabilirlik ilkesine dayanmasında yatmaktadır.
●
Benzerlik, iki ekosistemin de dış şoklara karşı yüksek direnç göstermesinde yatmaktadır.