19. Benzerlik, ...-da/-de yatmaktadır.

유사점은 ...라는 사실에 있습니다.


Benzerlik, ikisinin de kırmızı renkte olmasında yatmaktadır.


Benzerlik, ikimizin de sinemayı sevmesinde yatmaktadır.


Benzerlik, bu şehirlerin eski olmasında yatmaktadır.


Benzerlik, işin eğlenceli olmasında yatmaktadır.


Benzerlik, bunun ücretsiz olmasında yatmaktadır.


Benzerlik, iki şirketin de uluslararası pazara odaklanmasında yatmaktadır.


Benzerlik, iki adayın da satış alanında büyük bir deneyimi olmasında yatmaktadır.


Benzerlik, iki modelin de aynı işlemci çipini kullanmasında yatmaktadır.


Benzerlik, iki projenin de kentsel altyapıyı iyileştirmeye odaklanmasında yatmaktadır.


Benzerlik, iki durumda da başarısızlığın nedeninin insan faktörü olmasında yatmaktadır.


Benzerlik, iki felsefi sistemin de ruhun maddeden üstün olduğunu kabul etmesinde yatmaktadır.


Benzerlik, iki makroekonomik krizin de emlak piyasasındaki balondan kaynaklanmasında yatmaktadır.


Benzerlik, iki siyasi partinin de benzer popülist retorikler kullanmasında yatmaktadır.


Benzerlik, iki bilimsel okulun da Popper'a göre yanlışlanabilirlik ilkesine dayanmasında yatmaktadır.


Benzerlik, iki ekosistemin de dış şoklara karşı yüksek direnç göstermesinde yatmaktadır.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다