17. ... ile karşılaştırıldığında, ... ... gibi görünüyor.

When balanced against ..., ... appears to be ...


1
Ev ile karşılaştırıldığında, oda çok küçük gibi görünüyor.

2
Babası ile karşılaştırıldığında, çocuk çok genç gibi görünüyor.

3
Geçmiş ile karşılaştırıldığında, şimdi her şey kolay gibi görünüyor.

4
İş ile karşılaştırıldığında, tatil kısa gibi görünüyor.

5
Moskova ile karşılaştırıldığında, benim şehrim sessiz gibi görünüyor.

1
Önceki proje ile karşılaştırıldığında, bu daha kapsamlı ve karmaşık gibi görünüyor.

2
Rakipler ile karşılaştırıldığında, bizim teklifimiz müşteriler için daha avantajlı gibi görünüyor.

3
Geçen yıl ile karşılaştırıldığında, piyasadaki durum daha istikrarlı gibi görünüyor.

4
Beklentilerimiz ile karşılaştırıldığında, sonuç tamamen kabul edilebilir gibi görünüyor.

5
Geleneksel bir banka ile karşılaştırıldığında, fintech start-up'ı yenilikçi gibi görünüyor.

1
Varlığın temel problemleri ile karşılaştırıldığında, bu siyasi kavgalar geçici gibi görünüyor.

2
Evrenin boyutu ile karşılaştırıldığında, bizim gezegenimiz uzaydaki küçük bir nokta gibi görünüyor.

3
Geçmişin radikal reformları ile karşılaştırıldığında, mevcut değişiklikler sadece kozmetik düzeltmeler gibi görünüyor.

4
Yapay zekanın uygulanmasındaki potansiyel riskler ile karşılaştırıldığında, mevcut siber güvenlik problemleri önemsiz gibi görünüyor.

5
Piyasanın katı talepleri ile karşılaştırıldığında, sizin iç politikanız çok liberal gibi görünüyor.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다