11. ... doğru olsa da, ...-ı/-i de göz önünde bulundurmalıyız.

Although ... is true, we must also consider ...


1
Bunun pahalı olduğu doğru olsa da, kaliteyi de göz önünde bulundurmalıyız.

2
Onun akıllı olduğu doğru olsa da, deneyimini de göz önünde bulundurmalıyız.

3
Bunun uzak olduğu doğru olsa da, yolculuk yöntemini de göz önünde bulundurmalıyız.

4
Bunun lezzetli olduğu doğru olsa da, sağlığa faydasını de göz önünde bulundurmalıyız.

5
Bunun hızlı olduğu doğru olsa da, güvenliği de göz önünde bulundurmalıyız.

1
Kârın arttığı doğru olsa da, artan operasyonel maliyetleri de göz önünde bulundurmalıyız.

2
Teknolojinin yeni olduğu doğru olsa da, ilk kullanıcıların yorumlarını de göz önünde bulundurmalıyız.

3
Reklamın işe yaradığı doğru olsa da, müşterilerin uzun vadeli sadakatini de göz önünde bulundurmalıyız.

4
Teklifin ilgi çekici olduğu doğru olsa da, anlaşmanın yasal risklerini de göz önünde bulundurmalıyız.

5
Zamanın dar olduğu doğru olsa da, ekibin moral durumunu de göz önünde bulundurmalıyız.

1
Ekonomik büyümenin yavaşladığı doğru olsa da, sanayideki olumlu yapısal değişiklikleri de göz önünde bulundurmalıyız.

2
Teorinin şık olduğu doğru olsa da, son deneyler sırasında saptanan sapmaları da göz önünde bulundurmalıyız.

3
Sosyal desteğin önemli olduğu doğru olsa da, bütçe açığına olan uzun vadeli etkisini de göz önünde bulundurmalıyız.

4
Dış baskının arttığı doğru olsa da, ithal ikamesi fırsatlarını de göz önünde bulundurmalıyız.

5
Tarafların iddialarının inandırıcı olduğu doğru olsa da, bu davanın jeopolitik bağlamını de göz önünde bulundurmalıyız.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다