10. ... derecesi ...-a/-e kıyasla ...-da/-de çok daha yüksektir.

...의 정도는 ...보다 ...에서 훨씬 큽니다.


Gürültü derecesi köye kıyasla şehirde çok daha yüksektir.


Sıcaklık derecesi mayısa kıyasla temmuzda çok daha yüksektir.


Zorluk derecesi ona kıyasla bu problemde çok daha yüksektir.


Mutluluk derecesi işe kıyasla bayramda çok daha yüksektir.


Korku derecesi gündüze kıyasla gecede çok daha yüksektir.


Risk derecesi banka mevduatlarına kıyasla hisse senedi yatırımlarında çok daha yüksektir.


Sorumluluk derecesi normal bir çalışana kıyasla müdürde çok daha yüksektir.


Katılım derecesi büyük şirketlere kıyasla küçük takımlarda çok daha yüksektir.


Otomasyon derecesi eski fabrikaya kıyasla yenisinde çok daha yüksektir.


Müşteri memnuniyeti derecesi geçen yıla kıyasla bu yıl çok daha yüksektir.


Sosyal kutuplaşma derecesi taşra şehirlerine kıyasla metropollerde çok daha yüksektir.


Devlet müdahalesi derecesi serbest piyasa ekonomisine kıyasla planlı ekonomide çok daha yüksektir.


Bu değişkenler arasındaki korelasyon derecesi uzun vadeye kıyasla kısa vadede çok daha yüksektir.


Belirsizlik derecesi oturmuş bir işletmeye kıyasla start-up'ın başlangıç aşamasında çok daha yüksektir.


Bilişsel yük derecesi yazılı çeviriye kıyasla simultane çeviride çok daha yüksektir.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다