10. ... derecesi ...-a/-e kıyasla ...-da/-de çok daha yüksektir.

The degree of ... is much greater in ... than in ...


1
Turkey Gürültü derecesi köye kıyasla şehirde çok daha yüksektir.

2
Turkey Sıcaklık derecesi mayısa kıyasla temmuzda çok daha yüksektir.

3
Turkey Zorluk derecesi ona kıyasla bu problemde çok daha yüksektir.

4
Turkey Mutluluk derecesi işe kıyasla bayramda çok daha yüksektir.

5
Turkey Korku derecesi gündüze kıyasla gecede çok daha yüksektir.

1
Turkey Risk derecesi banka mevduatlarına kıyasla hisse senedi yatırımlarında çok daha yüksektir.

2
Turkey Sorumluluk derecesi normal bir çalışana kıyasla müdürde çok daha yüksektir.

3
Turkey Katılım derecesi büyük şirketlere kıyasla küçük takımlarda çok daha yüksektir.

4
Turkey Otomasyon derecesi eski fabrikaya kıyasla yenisinde çok daha yüksektir.

5
Turkey Müşteri memnuniyeti derecesi geçen yıla kıyasla bu yıl çok daha yüksektir.

1
Turkey Sosyal kutuplaşma derecesi taşra şehirlerine kıyasla metropollerde çok daha yüksektir.

2
Turkey Devlet müdahalesi derecesi serbest piyasa ekonomisine kıyasla planlı ekonomide çok daha yüksektir.

3
Turkey Bu değişkenler arasındaki korelasyon derecesi uzun vadeye kıyasla kısa vadede çok daha yüksektir.

4
Turkey Belirsizlik derecesi oturmuş bir işletmeye kıyasla start-up'ın başlangıç aşamasında çok daha yüksektir.

5
Turkey Bilişsel yük derecesi yazılı çeviriye kıyasla simultane çeviride çok daha yüksektir.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다