1. Hem ... hem de ... önemlidir, çünkü ...

Both ... and ... are important because ...


1
Hem kahvaltı hem de öğle yemeği önemlidir, çünkü enerji verirler.

2
Hem okumak hem de yazmak önemlidir, çünkü dil öğrenmeye yardımcı olurlar.

3
Hem çalışmak hem de dinlenmek önemlidir, çünkü insanın dengeye ihtiyacı vardır.

4
Hem teori hem de pratik önemlidir, çünkü her şeyi yapabilmek gerekir.

5
Hem sebzeler hem de meyveler önemlidir, çünkü onlarda çok vitamin vardır.

1
Hem mesleki beceriler (hard skills) hem de kişisel beceriler (soft skills) önemlidir, çünkü kariyerin başarısını belirlerler.

2
Hem ekoloji hem de ekonomi önemlidir, çünkü geleceği düşünmek zorundayız.

3
Hem tecrübe hem de bilgi önemlidir, çünkü birbirlerini tamamlarlar.

4
Hem strateji hem de taktik önemlidir, çünkü onlar olmadan zafer kazanmak imkansızdır.

5
Hem yatırımcılar hem de müşteriler önemlidir, çünkü işletmeyi desteklerler.

1
Hem temel araştırmalar hem de uygulamalı geliştirmeler önemlidir, çünkü bilimsel ve teknolojik ilerlemeyi şekillendirirler.

2
Hem kişisel özgürlük hem de kamu güvenliği önemlidir, çünkü demokrasinin temel direkleridirler.

3
Hem gelenekleri korumak hem de yenilikleri uygulamak önemlidir, çünkü kültürün sürdürülebilir gelişimini sağlarlar.

4
Hem kısa vadeli kâr hem de uzun vadeli istikrar önemlidir, çünkü şirketin hayatta kalmasını etkilerler.

5
Hem diplomatik çabalar hem de ekonomik baskı önemlidir, çünkü dış politikanın birer aracı olarak hizmet ederler.

Not available on mobile

현재 루블리오는 데스크탑에서만 이용 가능합니다